24-12-2009

İNTERNETİN İCADI

 

23 Haziran 1943′te Newhaven’da doğan Vinton Cerf, California’daki Stanford

Üniversitesi’nde Matematik Mühendisliğinde okuyan bir öğrenciydi. 1966 yılında üniversiteyi henüz bitiren Cerf, doğuştan işitme engelli olan Sigrid ile tanıştı ve ona büyük bir tutkuyla bağlanarak evlendi. Eşini çok seven Cerf, onun dış dünya ile iletişim sağlayamamasına çok üzülüyor ve buna bir çözüm bulmak istiyordu. Aklına gelen bir fikir ile araştırmalara başlayan Cerf, bilgisayarlar arasındaki veri transferi olayını belirli temellere oturtmaya çalışıyordu.

O dönemlere denk gelen süreçte Amerikan ordusu tarafından 1969′da Arpanet isimli internet benzeri geniş bir yerel ağ kurulmuştu. Bu sistem tamamen güvenlik amaçlı bir iletişim ağı olduğundan kendi sınırları içerisinde hapsolmuş bir yapıya sahipti. Cerf araştırmalarında bu sistemi ilham kaynağı olarak kullandı ve eşinin diğer insanlarla iletişim kurabilmesini sağlayabilmek için sistemi yaymaya başladı. Diğer bilim adamları tarafından da ilgi gören çalışma 1970 yılında resmen kullanılmaya başlandı. 1973-1978 yılları arasında TCP/IP protokolünün geliştirilme sürecinde yer aldı. Bu protokolün resmen kullanılması ile dünyanın heryerinden internete bağlanmak mümkün oldu. Bu noktada Cerf işin fikir adamıydı yani kıvılcımı çakan kişiydi. Daha sonra mail, web, html vs. gibi birçok yenilik ve teknoloji diğer bilim adamları tarafından bulunup geliştirildi.

Sadece eşinin uzaktaki kişilerle iletişim kurabilmesini sağlamak amacıyla internetin tohumlarını eken Cerf, şu an milyonlarca kullanıcısı olan dev bir ağın mucidi olarak anılmakta. Dr. Cerf aldığı sayısız ödülle beraber 1992 yılında bu zamana kadar internet üzerine yaptığı çalışmaların karşılığı olarak, “İnternet Dünyasının Başkanı” ödülünü aldı.



Devamı: http://www.bilgiustam.com/internetin-icadi-dr-vinton-cerf/#ixzz0adPM8W7T

24-12-2009

İKİ DİL BİR BAVUL


Türkiye'nin en büyük sorununu ele almış bir film.Eğitim fakültesinden yeni mezun olmuş ve daha önce hiç bilmediği bir kültürün içine düşmüş bir öğretmeni anlatıyor;bir köy öğretmenini.İşin can alıcı noktası öğretmenin Türk,görev yerinin ise bir Kürt köyü olması.Ne öğretmen Kürtçe bilir ne çocuklar Türkçe. Öğretmenin ilk yılı çocuklara Türkçe öğretmeye çalışmakla geçer. 

Çok yalın,sade anlatılmış yurdumdaki iki halk arasındaki uçurumlar.Sade dediysem basit algılamayın lütfen.İki Dil Bir Bavul, Adana 16. Altın Koza Film Festivali'nden 2 ödülle döndü: Büyük Jüri Yılmaz Güney Ödülü, SİYAD En İyi Film Ödülü.

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı